MADEN TEPESİNDE KAZANILAN HUKUKİ ZAFER !

Aydın’da mahkeme, Kuşadası Yeniköy Mahallesi’nde kurulmak istenen kalker ocağı için verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesini durdurdu. II.Grup Maden İşletme Ruhsatı alan bir özel şahsın 27 adet koordinat noktasını belirlemek için çaktığı demir levhalar makilerin yemyeşil sürgünleri arasında gözden kaybolurken, gelincikler, papatyalar, badem ağaçları çiçek açtı. Kuşlar yuva kuruyor. Mıcır yapılması planlanan kayaçların diplerinden sarmaşıklar çıkıyor.
 

Aydın 1’inci İdare Mahkemesi, Kuşadası’nın kırsal Yeniköy Mahallesi’nde, özel bir şirket tarafından kurulmak istenen kalker ocağı ve kırma- eleme tesisi için Aydın Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararının yürütmesini durdurdu. Karar köylüler ve çevreciler tarafından sevinçle karşılandı.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından özel şirkete bir süre önce Kuşadası’na 10 kilometre mesafedeki, 180 hane, 725 nüfuslu kırsal Yeniköy Mahallesi’ndeki Madentepe Mevkisi’nde 93.29 hektarlık alan içinde ‘Kalker ocağı ve kırma- eleme tesisi’ kurulması için bir süre önce izin verildi.

Yerleşim yerine yaklaşık 300 metre mesafede taş ocağı kurulması için verilen izin tepkilere neden oldu. Kuşadası Belediye Başkanı CHP’li Özer Kayalı ile Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKDOSD) Başkanı Bahattin Sürücü ve bazı köylüler tarafından 26 Ocak 2017 tarihinde, kalker ocağı için verilen iznin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Aydın İdare Mahkemesi’nde dava açıldı.

Dava dilekçesinde, özel şirket tarafından yapımı planlanan taş ocağı ve kırma eleme tesisinin Yeniköy Mahallesi’ne çok yakın mesafede olduğu, dinamitle patlatma yapılacak sahadan kopacak olan taşların mahalle halkı için yaşamsal tehlike oluşturacağı ve başta zeytinlikler olmak üzere bölgede yer alan geniş tarım alanlarına zarar vereceği belirtildi. Mahkeme heyeti geçen 27 Temmuz’da alanda keşif yaptı. Yaşam alanlarının zarar göreceğini belirten Yeniköylüler, köy meydanı ve proje sahasında toplanarak, kalker ocağı kurulmasını istemediklerini belirterek bir kez daha dile getirdi.

BİLİRKİŞİ ‘ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’ KARARININ UYGUN OLMADIĞINI BELİRTTİ

Bilirkişi heyeti, 22 Kasım 2017’de mahkemeye sunduğu raporunda, kurulması düşünülen tesisin proje dosyasının eksiklerle dolu olduğuna dikkat çekip, özetle, şu ifadelere yer verdi:

“Dava konusu faaliyetle ilgili proje tanıtım dosyasında;

a. jeolojik ve hidrojeolojik ve jeokimyasal açıdan :

Eksik ve yetersiz jeolojik değerlendirme nedeniyle jeolojik birimlerin özellikleri, yeraltı suyu durumları, kaynaklar, kuyular, su depoları v.b. birçok konu bilinmediğinden oluşturabileceği çevresel etkileri de yeterli düzeyde ,

b.Tarım faaliyetleri açısından:

Dava konusu proje alanının kuzey yönünde 400 m ve güney yönünde 300 m mesafede zeytinlik alanlar bulunmaktadır. PTD belirtildiği üzere bölgedeki hakim rüzgar yönü etkisi ile üretim ve patlatmadan kaynaklı havada asılı ve çöken PM emisyonlarından en çok NNW (Kuzey-Kuzeybatı), N (Kuzey), NNE (Kuzey-Kuzeydoğu), NE (Kuzeydoğu), ENE (Doğu-Kuzeydoğu), E (Doğu) ve ESE (Doğu-Güneydoğu) yönleri etkilenecektir.

3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanileri Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. Maddesine göre dava konusu proje alanının işletilmesi uygun değildir.

c.Çevresel etkiler açısından: Proje Tanıtım Dosyası kapsamında sunulan toz modelleme çalışmalarının dava konusu sahaya en yakın meteoroloji istasyonu olan Kuşadası Mİ (7,5 km mesafe) verileri değil, 45 km mesafedeki AYDIN Mİ verileri kullanılarak yapılması sebebi ile Proje Tanıtım Dosyasına dayanarak verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararının uygun olmadığı sonuçlarına ulaşmıştır.

 

 

AYDIN 1. İdare Mahkemesi 2017/121 Esas numaralı davayla ilgili 15 Şubat 2018’de verdiği kararla;

(…)Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davalı idarenin itirazları yerinde görülmeyerek rapor karara esas alınabilecek yeterlilikte bulunmuştur.

Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yer alan tespit ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, kalker ocağı ve kırma eleme tesisi projesinin önemli çevresel etkilerinin olacağı, proje tanıtım dosyasındaki eksiklikler, projenin uygulanacağı saha, coğrafya bir bütün olarak değerlendirildiğinde,

gerek canlı ve bitki çeşitliliği ve gerekse de Aydın İlinin ve projenin uygulanacağı sahanın tarımsal potansiyeli ile projenin olası etkileri dikkate alındığında bilirkişi raporunda da vurgulanmış risk ve etkiler sebebiyle ÇED sürecinin işletilmesi ve neticede ortaya çıkan duruma göre iş ve işlemler gerçekleştirilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup belirtilen sebeplerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı denilmektedir.

Konuyla ilgili olarak BİMER ile yapılan yazışma da; Söz konusu ruhsat iptal edildiği, sahanın  İhale Yönetmeliğine göre ihaleye çıkartılacağı, iki kez uygun ALICI çıkmazsa yeni hazırlanan TORBA YASA uyarınca talep edene İHALESİZ olarak verilebileceği bildirilmiştir.

Çevreci kişiyle tanınan Irmak SOYSAL’ın babası Osman  SOYSAL’ın  İMTİYAZ yazısında belirttiği üzere; Bir gün , Mustafa Kemal hasta olmasına rağmen yanında İsmet İnönü, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Başbakan Celal Bayar ile birlikte 10- 11 Ekim 1937’de Söke- Kuşadası bölgesinde 15 000 askerin katılımıyla gerçekleştirilen Ege Manevraları zamanında bölgeye gelmiş ve manevraları iki gün izlemiş. 9 Ekim günü Ankara’dan trenle Nazilli’ye gelen heyet 9 Ekim 1937’de Nazilli- Sümerbank Basma Fabrikası’nın açılışını yapmış.

Buradan ünlü “Gıdı Gıdı Treni”ne binerek 10 Ekim’de Çamlık Köyü’ne gelen Atatürk, tatbikatı izlemesi için kendisine Yeniköy’deki Davut Dağı önerilmesine karşın, bugün Atatürk Yolu olarak adlandırılan yoldan yürüyerek, “bu tepeyi elinde tutan tüm ovaya hakim olur” diye Maden Tepe’yi tercih etmiş ve burada oluşturulan mevzilerden (ki bugün hala ayaktadır) Kuşadası- Karaova (Plaka) bölgesindeki çıkartmayı izlemiş ve aynı gün Kuşadası’na gelerek süvari birliğine tatbikat yaptırmış. Heyet,10 Ekim’i 11 Ekim’e bağlayan gece Çamlık’ta 1922 öncesinde bir Rum vatandaşa ait olduğu söylenen evde konaklamış.

 

 

Atatürk o zamanlar adı Kurfalı olan Yeniköy kahvesinde Çerkez vatandaşlarla sohbet etmiş ve onlara badem ağacı dikmeleri nasihatinde bulunmuş. İmtiyazların ne anlama geldiğini hepimizden daha iyi bilmesine karşın İngiliz madenini, güzelim topraklara koskocaman devletin bizzat doğayı korumakla görevli bakanlıklarını, bürokratlarını, il ilçe örgütlerini arkasına alarak göz koyacak sermayenin gelecekte yapacaklarını bilse mutlaka “geri adım atmayın, buraya canınız pahasına sahip çıkın” da derdi.

Köylüler her zamanki gibi bu tarihi stratejik önemi olan Maden Tepe konusunda teyakkuzda kalmayı sürdürürken bu yıl daha bir güzelleşerek gelen baharı karşılamaya hazırlanmaktadır.

 

KAYNAK : Irmak SOYSAL

YAYINA HAZIRLAYAN : BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

Lütfen beğenin ve paylaşın

Author: BÜLENT ÖZGEN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki yazı ve görseller, kaynak belirtilmek koşuluyla izin almadan kullanılabilir.
top