AKIL ALMAZ UYGULAMA !

iSPARTA İli,Sütçüler’e bağlı Karadiken köyünde yaklaşık 100 hektarlık alanda mermer ocağı ruhsatı verildi. Ancak arazide yapılan incelemede, ruhsat sahasının nesli yok olma tehlikesi altındaki kızıl akbabaların yaşama ve üreme alanı, yaban keçilerinin ise yaşam alanı içerisinde kaldığı ortaya çıktı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6. Bölge Müdürlüğü, firmanın ÇED başvurusuna verdiği resmi yanıtta, mermer ocağının işletilmesi sırasında kızıl akbaba ve yaban keçilerine zarar verilmeyeceği yönünde noter taahhütnamesi istedi.

 

RUHSAT SINIRI.png

                          (Haritada mavi çizgi içinde kalan alan, mermer ocağı ruhsatı verilen bölge. ÇED raporundan alınmıştır)

Noter’den 10 maddelik bir taahhütname alan mermer firması, ‘Yaban hayatına zarar vermeyeceğimizi taahhüt ederiz” dedi, ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını aldı. Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu ise mermer ve taş ocaklarına noter taahhütnamesiyle izin verilmesini, “Kuzuyu kurda teslim edip, zarar vermemesini beklemek” şeklinde değerlendirerek uygulamaya tepki gösterdi.

İsparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Karadiken köyünde mermer ocağı işletmek isteyen Üzeyir Çelik adlı firma sahibi, yaklaşık 100 hektarlık araziyi kapsayan ruhsat sahasında faaliyete başlamak için proje tanıtım dosyası hazırlayarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurdu. Ancak mermer ocağı ruhsatı verilen sahada yapılan incelemede, alanın nesli tehlike altında bulunan kızıl akbaba (Gyps fulvus) türünün üreme ve yuvalama alanında olduğu ortaya çıktı.

Ruhsat sahasının aynı zamanda yaban keçilerinin de yaşadığı bölgede kaldığı tespit edilince, her iki türün de mermer ve taş ocakları faaliyetlerinden olumsuz etkilendiği yönündeki bilimsel çalışmalar gündeme geldi.

‘NOTERDEN TAAHHÜTNAME GETİRİLİRSE SAKINCASI YOK’

Bunun üzerine Orman ve Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü’nce mermer ocağı açmak isteyen firmaya resmi bir yazı yazılarak, söz konusu türlerin faaliyetten etkilenmemesi için alınacak önlemleri içeren bir rapor eşliğinde Noter taahhütnamesi getirilmesi durumunda büyük yıkımlara neden olacak mermer ocağının açılmasında bir ‘sakınca bulunmadığı’ bilgisine yer verildi.

orman bölge md  yazısı.png

 

‘SÖZ, YABAN HAYVANLARINA ZARAR VERMEYECEĞİZ’

Mermer ocağı firması ise bunun üzerine Noterin yolunu tutarak 10 maddelik bir ‘taahhütname’ hazırlattı. Taahhütname’de, proje alanında mevcut olan flora ve faunaya verilecek zararın minimize edileceği belirtilerek özetle şöyle denildi: “Proje alanında nesli tehlikeye düşmüş, dar yayılışlı veya ülkemiz için endemik olan bir flora ve fauna türüne rastlanması durumunda zarar verilmeksizin 6. Bölge Müğdürlüğü’ne haber vereceğimizi, Proje alanında yabanıl fauna türlerinin, özellikle üreme, beslenme, kışlama periyotlarında rahatsız etmeyeceğimizi, bu türlere ait yumurtalara zarar vermeyeceğimizi, bu yumurtaları boş bile olsa toplamayacağımızı, kuru derelere hiçbir suretle arıtılmamış atık vermeyeceğimizi, yaban keçisi ile kızıl akbaba türlerinin kullandığı alanlara zarar vermeyeceğimizi kabul ve taahhüt ederiz.”

 

mermer şirketinin taahhütnamesi.png

‘KUZUYU KURDA TESLİM EDİP ZARAR VERMEMESİNİ BEKLEMEK’

Mermer ocağı başvurusuyla ilgili diğer kurumların da olumlu görüş vermesiyle birlikte Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 29 Mart’ta projeyle ilgili ÇED Gerekli Değildir kararı verildiğini duyurdu. Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu ise nesli tehdit altındaki türlerin son sığınaklarından biri olan bölgede noter taahhütnamesi ile mermercilik faaliyetine izin verilmesini, “Kuzuyu kurda teslim edip, zarar vermemesini beklemek” sözleriyle eleştirdi.

 

12227716_1519532661705524_6197546769892352743_n.jpg(Sütçüler’de mermer ocaklarının yarattığı tahribat, ormanları, su kaynaklarını, yaban hayatını, tarımı ve tüm doğal yaşamı tehdit ediyor)

 

‘DOĞAL VARLIKLAR SERVET BİRİKİMİ İÇİN SERMAYEYE KURBAN EDİLİYOR’

Platformun konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Böylesine hassas bir doğal alana sığınan türlere, mermer ve taş ocağı işletmesinin vereceği zararların Noter taahhütnamesi ile güvence altına alınması düşüncesi, ülkemizin doğa koruma politikalarında geldiği yeri göstermesi bakımından oldukça çarpıcıdır. Doğaya ve yaban hayatına verdiği zararların binlerce örnekle ortada olduğu mermer ocaklarına ‘zarar vermeyeceğine söz ver’ demek, sözün bittiği yeri göstermektedir. Ormanı, suyu, kurdu kuşu, dahası yaşamı koruması için Anayasal sorumluluklar verilen kamu kurumlarımızın bu gibi tavırları toplumun güvenini ağır biçimde zedelemektedir.

Tüm ülkemizin ortak değeri olan doğal varlıklarımızın, devletimizin kurumları eliyle sermaye gruplarının servet birikimi yapabilmesi için kurban edilmesi kabul edilebilir bir tutum değildir. Ülkemizin geleceği bu kadar kolay yok edilmemeli. Bu yanlıştan derhal dönülmesini talep ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

 

Mermer ocağı ruhsatı verilen bölgede Bizans yapısı olduğu sanılan 500 metrelik tarihi duvar kalıntısı bulundu.png

 

MERMER OCAĞI İZNİ VERİLEN BÖLGEDE BİZANS DUVARI BULUNDU

Mermer ocağı izni verilen alanda aynı zamanda 12. Ve 13. Yüzyıllara tarihlenen ve Bizans yapısı olduğu sanılan 500 metrelik bir duvar kalıntısının bulunduğuna dikkat çekilen platform açıklamasında, “Mermer ocağı izni verilen bölgede tespit edilen tarihi duvar kalıntısı, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 24 Nisan 2017 tarihli kararıyla tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Bu durum, mermer ve taş ocaklarıyla ilgili ruhsatlandırmaların gelişigüzel ve baştan savma yapıldığının en önemli işaretlerinden biridir. Ancak ne yazık ki buna rağmen mermer ocağına Isparta Valiliği tarafından olumlu görüş verilmiştir” denildi.

 

tarihi kalıntı tescil fişi.png

valilik izni.png

TARIM, HAYVANCILIK VE ULAŞIM ZARAR GÖRECEK

ÇED Gerekli Değildir kararı verilerek bölgede büyük yıkımlara neden olacak mermer ocağının önünün açıldığı kaydedilen açıklamada, “Karadiken köyünün tarım alanları, hayvancılık ve yaşam alanları mermer ocağından olumsuz etkilenecektir. Ayrıca kırsal turizm için de önemli bir rota olan bölgedeki karayolu mermer taşıyan kamyonlar tarafından işgal edilerek ulaşıma zarar verilecektir. Ayrıca Karadiken köyü ve çevresi, Isparta İl Genel Meclisi’nin 8 Nisan 2016 tarihli oturumunda, Isparta’nın mermer ve taş ocaklarına kapatılması yönünde tavsiye kararı aldığı bölgelerden biridir” ifadelerine yer verildi.

KAYNAK : https://gazeteciyazaryusufyavuzblog.wordpress.com/2018/03/31/bakanliktan-akil-almaz-uygulama/

YAYINA HAZIRLAYAN : BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

 

Lütfen beğenin ve paylaşın

Author: SEZGİN AKKOYUN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki yazı ve görseller, kaynak belirtilmek koşuluyla izin almadan kullanılabilir.
top