İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE DENİZLER

Tüm dünya küresel ısınma gerçek mi, değil mi diye tartışa dursun;etkilerini günlük hayatımızda görmeye başladık bile. Zamanını şaşırsan mevsimler, tuhaf zamanlarda oluşan tuhaf hava olayları gibi örnekler hep buna bağlanabiliyor. Bilim insanları eğer Dünya 1 ile 6 derece arasında ısınırsa neler olabileceğini ve bundan kaçınmanın mümkün olup olmadığını hesaplamışlar.

Sıcaklık artışların etkileri azaltmak ve tedbir almak  İl/ilçe idare yetkililerinin görevidir.Olaya ciddiyetle yaklaşmak,konuyla ilgili birimleri harekete geçirmekle mümkündür.Kaderci anlayışa sığınmak  yerine ilim ve bilimden ayrılmamak  daha doğru olacaktır.İklim değişikliği ufak ilçe,büyük ilçe diye birşey bilmez.Ayvalık’ta son bir yılda olan  meteorolojik  olayları unutmıyalım.Aşırı yağışlar  ,sel bütün bunlar iklim değişikliğinin göstergeleridir.Yarın çok geç olmadan harekete geçelim.

1 DERECE ARTIŞ

 

Aşırı yaz sıcakları başlar, Sahra çölüne yakın ısılarda sıcak dalgaları gözlemlenir
Yüzbinlerce insan aşırı sıcaktan hasta olur
Tarım alanları olumsuz etkilenir, orman yangınları artar
Dünya üzerindeki temiz su kaynakları üçte bir oranında azalır
Bu durumdan kaçınma olasılığı: Yüzde 0

2 DERECE ARTIŞ 

Buzullar erimeye başlar, Grönland buz yüzeyi 140 yıl içinde tamamen yok olur
Deniz seviyesi artar, Miami, New York ve Londra sular altında kalır
Bangkok, Bombay ve Şangay’ın büyük kısmını su basar, insanlığın yarısı yüksek alanlara göç eder
Temiz su kaynakları tehlikeli şekilde azalır , Dünya üzerindeki türleri üçte biri yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalır
Bu durumdan kaçınma olasılığı: Eğer 10 yıl içinde atmosferdeki sera gazlarını yüzde 60 azaltabilirsek yüzde 93

3  DERECE ARTIŞ

Tarım ve gıda üretimi geri dönülemez şekilde düşüe geçer, milyonlarca kişi açlıkla boğuşur
Deniz suyu temiz su kaynaklarına karışmaya başlar, küçük ve orta çapta tüm su havzaları kurur
Kurumuş ve çürümüş tarım bitkilerinde hapis kalan karbon atmosfere yayılmaya başlar
Arktik buzullarının yüzde 80’i erir, su seviyeleri yükselmeye devam eder, okyanuslarda süper fırtınalar başlar
Bu durumdan kaçınma olasılığı: Eğer dünya ısısı 2 derce yükselip, toprakta hapis kalan karbondioksit yayılmaya başlarsa sıfıra yakın olasılık

4 DERECE ARTIŞ

Buzulların hızlı erimesi deniz seviyelerinin 50 metre yükselmesine sebep olur
Çin’in tüm tarım alanları kurur, 1,5 milyar kişi açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalır
Yazlar uzar, ısı ormanalrı kurutur, şehirlerde ortalama ısı 45 Celsius dereceye yükselir
Arktik buzullarında donarak hapsolmuş 500 milyar ton karbondioksit açığa açıkar ve ısınmayı hızlandırır
Bu durumdan kaçınma olasılığı: Dünya 3 derece daha fazla ısınır ve buzul karbonları açığa çıkarsa sıfıra yakın olasılık

5  DERECE ARTIŞ

İki kutupta da tüm buzullar erir, yağmur ormanları çöle dönüşür, denizler kıta içerine kadar girer
Volkanik patlamalar sonucu ortaya çıkan metan gazı, kara ısılarını 55 milyon yılki seviyeye geri getirir
Sosyal ve politik yapılanmada parçalanmalar başlar, ekonomiler çöker
Kalan az miktar değerli kaynak için iç savaşlar ve katliamlar gerçekleşir
Bu durumdan kaçınma olasılığı: Eğer ısı 4 dereceyi geçip, yer altındaki metan yüzeye çıkmaya başlarsa hiçbir şekilde kaçınma şansımız yok

6 DERECE ARTIŞ

Dünya’nın 251 milyon yıl önce yaşadığı ve türlerin yüzde 95’ini yok eden ısılara ulaşılır
Dünya kupkuru bir çöle dönüşür
Aşırı ısınan denizlerde tüm hayat formları ölür
Dünya üzerinde tek yaşayan canlı olarak bakteriler kalır…

ÖRNEĞİN : AŞAĞIDAKİ HARİTA DA  AYVALIK İLÇESİNDE KÜRESEL ISINMA 2  VE 4 DERECE OLDUĞU ZAMAN DENİZ SEVİYESİNİN KARADAKİ SEVİYESİ GÖRÜLECEKTİR.

 

Karadaki mavi yerler denizin geleceği seviyeyi gösterir.Bu hesaplamayı  bilgisaray programı yapmaktadır.

 

Küresel ısınma sadece canlı yaşamını direk olarak etkilemeyecek, habitat yıkımlarına da yol açacaktır. Böylece küresel ısınma ekosistem değişikliklerini de beraber getirecektir. Örneğin bu durum özellikle Posidonia oceanica’da ve Mytilus galloprovincialis’de görülecektir. Akdeniz endemiği ve çok üretken bir deniz çiçekli bitkisi olan P. oceanica, Akdeniz havzasında sıcaklığın yüksek olduğu bölgelerde (İsrail, Lübnan kıyıları) dağılım göstermemektedir.

Denizsel ortamda sıcaklık artışlarının bu türün dağılım sınırlarını azaltacak ve dolayısıyla birçok bentik ve pelajik canlının üreme ve beslenme alanı ortadan kalkacaktır. Henüz içerdiği biyoçeşitlilik tam olarak ortaya konulmamış bu türün fenolojisindeki değişimler, birçok türün daha tanımlanmadan ortadan kalkması demektir. Aynı durum soğuk suları seven ve ekonomik öneme sahip Mytilus galloprovincialis’de gerçeklecektir.

. 1. Küresel ısınma türlerin fizyolojik dengelerinde de değişimlere yol açacaktır. Üreme dönemlerinde ve eşeysel olgunluğa erişme yaşlarında bir değişimin, canlıların kondisyonlarında ve boylarında da değişikliği beraberinde getirebilecektir.

2. Karadeniz’de özellikle soğuk mevsimlerde hamsilerin kuzeye yaptıkları göçler ya azalacak veya duracaktır. Bu da ülkemize milyonlarca liralık zarara ve birçok balıkçı ailenin işsiz kalmasına yol açacaktır.

3. Ülkemizde su ana kadar tespit edilmiş yabancı tür sayısı 277 dir. Ülkemiz denizlerine yabancı türlerin zamana bağlı olarak yerleşim hızlarını inceleyecek olursak, 1961-1980 yılları arasında 1 yabancı türün ülkemiz sularına gelmesi 16 hafta da bir olurken bu oran 1980-2000 yılları arasında 3.7 haftaya kadar düşmüştür (ÇINAR et al., 2005). Periyotlar arasındaki bu büyük farklılık, periyotlar arasında yapılan bilimsel çalışmaların sıklığından kaynaklandığı gibi küresel ısınma nedeniyle sıcak seven Kızıldeniz kökenli türlerin Akdeniz’de girişlerinin artmasından ve Akdeniz baseninde dağılım alanlarını genişletmesinde de kaynaklanmaktadır. Buna en iyi örnek halk arasında Karavida olarak bilinen türlerdenErugosquilla massevensis’in daha önceleri sadece Akdeniz kıyılarımızda bulunurken 2004 yılında Marmara Denizi’ne kaydedilmiştir.

4. Küresel ısınma ve tropikalleşme etkisiyle Akdeniz’e ve Karadeniz’e giren türlerin sayıları ve diğer özellikleriyle ilgili ülkemizde bir veri bankasının oluşturulması gerekir. Böylelikle önümüzdeki dönemdeki ekolojik gelişmelerle ilgili daha doğru tahminlerin yapılması mümkün olabilecektir.

5. GOOS –Med GLOSS olarak bilinen ve UNEP –IOC, UNECSO tarafından yürütülen (Deniz suyu yükselmeleri izleme ağı) çalışmalarının takip etmek, ülkemizde kurulacak birden çok interdisipliner çalışma grubu ile Türkiye denizlerinin vakit geçirmeden izleme çalışmalarına başlanması gerekir. Bu konuda devletin yetkili organları harekete geçmeli, Üniversiteler arasında  uzun süreli araştırma projelerine başlanılmalıdır.

İzlenmeden değişimleri anlamak mümkün değildir. İzlemek ise geniş bir alanda mümkün olduğunca sık bir ağda ve uzun sürece yayılı olmalıdır. Bu konuda hükümetlerin ve devletin ilgili kurumlarının kararlılığı önemlidir ve ülkenin geleceğini direk ilgilendirmektedir

.6. Öte yandan sadece karı hedefleyen üretim anlayışının dünyayı ve insanlığı bir kaosa götürdüğü de bir gerçektir. Mevcut üretim ilişkisiyle gezegenimizde tüm canlıların geleceği tehlike altına girmiştir.

Küresel iklim değişikliği yaklaşık 200 yıllık sanayi devrimi ve bunu izleyen kapitalist üretim süreçlerinin bir sonucu olduğuna göre bu süreçlerin yeniden değerlendirilmesi ve tüm canlılığın mutluluk ve refahına göre dizayn edilmesi gerekir. Aksi takdirde, suyu ısınan okyanuslar, denizler veya dünya değil, buna neden olan biz insanlar ve hiçbir suçu olmayan diğer canlılar olacaktır.

BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

Lütfen beğenin ve paylaşın

Author: BÜLENT ÖZGEN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki yazı ve görseller, kaynak belirtilmek koşuluyla izin almadan kullanılabilir.
top