5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ’NDE EDREMİT KÖRFEZİ’NDEKİ DÖRT ÇEVRE KURULUŞUNUN ORTAK GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BASIN AÇIKLAMASI

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Edremit Körfezi’ndeki dört çevre kuruluşunun ortak gerçekleştirdiği Basın Açıklaması aşağıda sunulmuştur.

 

 

 Değerli dostlar, yurttaşlar ve basın mensupları,

Birleşmiş Milletler, daha 1972’de çevre sorunlarına dikkat çekebilmek ve doğayı koruma konusunda duyarlılık yaratabilmek amacıyla, 5 Haziran’ın “Dünya Çevre Günü” olarak kutlanmasına karar vermişti. Geçen 46 yıl boyunca, insan türü doğa konusunda bir miktar duyarlı hale geldi ama doğa tahribatı ve çevre sorunları da ne yazık ki devasa boyutlara ulaştı. Bugünkü üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı aynen sürdürmekte ısrar edersek, bu yüzyılın sonunda hava, su ve topraktan geriye kalanlar, canlıların yaşamaları için tümüyle yetersiz hale gelmiş olacak.

 

 

Çevre konusundaki özensizlik ve doğanın tahribi, ülkemizde ne yazık ki yıllardır sürmekte. Ancak son 16 yılda enerji, tarım, madencilik ve sanayi politikalarının tümüyle doğanın yağmalanması üzerine temellendirilmesi nedeniyle, çevre sorunlarının artık geri dönülmesi zor boyutlara geldiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Tüm dünyanın kurtulmaya çalıştığı nükleer santraller; ithalata dayalı ekonomik değeri olmayan, havamızı kirleten kömürlü termik santraller; ülkede özgür akan tek bir dere bile bırakmamacasına yapımı dayatılan HES’ler; Mega proje adı altında, yaptırılan köprüler, otoyollar ve kanal projeleri için doğa hiçe sayılarak ölümüne bir ısrar gösteriliyor.

Her türlü maden ve taşocağı yatırımında ise hiç bir vicdanlı ölçü bulunmuyor. Siyanür kullanarak maden ayrıştırma yöntemine artık hiçbir ülke izin vermezken, bizde “ÇED gerekli değil” kararları birbirini izliyor.

 

 

Kazdağı, Madra Dağı ve Edremit Körfezi’nden oluşan ve dünya harikası bir ekosistem olan yaşam alanımız, yukarda sıralanan bütün bu çevre sorunlarından nasibini düşeni alıyor ne yazık ki. Bilindiği üzere artık Çanakkale deyince akla termik santraller, Balıkesir deyince vahşi madencilik, Edremit Körfezi ve Ayvalık deyince de kirlilik geliyor. Toprağımızı, yeraltı ve yerüstü sularımızı, havamızı ve denizimizi tehdit eden kirletici odaklar, artık çok da uzağımızda değil, Körfez’de/ Ayvalık’ta, kıyıda ve denizimizde bulunuyor. Yani yanı başımızda.

 

 

Edremit Körfezi, denizimiz elden gitmek üzere. Bölgemizdeki mevcut arıtma tesisleri biyolojik arıtma yetenekleriyle sınırlı, hiçbirinde kimyasal arıtma kabiliyeti bulunmuyor. Tesislerin “ileri arıtma” düzeyine getirilmeden yapılan Derin Deşarjlar yüzünden yıllardır İstanbul’da Marmara Denizi can çekişiyor. Aynı akıbeti, hassas deniz statüsündeki Edremit Körfez’de kesinlikle istemiyoruz.

 

 

Ayvalık Arıtma Tesisi ise 2016 yılı Kasım ayından beri kapalı tutulup çalıştırılmıyor. Çevre mevzuatında yeri olmamasına rağmen BASKİ’ye gönderdiğimiz dilekçelere, derin deşarjın yeterli olacağı şeklinde cevaplar alıyoruz. Kesinlikle doğru değil, arıtma tesislerinin çalıştırılmaması suçtur.  Bu “arıtmaksızın boşaltma” durumunun devam etmesi hem deniz içi canlı yaşam, hem de insan sağlığı açısından önemli tehlikeler yaratmaktadır. Ayrıca bu durum ilçe turizmine ve UNESCO Dünya Mirası Aday Listesinde olan kentimize vurulan bir darbedir. Halktan aldığı su faturaları içinde Atıksu paralarını her ay düzenli toplayan BASKİ, görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Denizimiz elden gitmeden bir an önce arıtma tesisini “ileri arıtma” tekniğine çevirerek çalıştırmalıdır.

 

 

 

Bu gün burada lağımın denize sürekli taştığı, kokudan yürüyemediğimiz yerdeyiz. Birçok kez imza toplayıp BASKİ’ye verdik. Üstüne basarak bir kez daha yineliyoruz. Ayvalık’ta  kanalizasyon alt yapısı iflas etmiştir. Rant projeleri değil çözüm projeleri istiyoruz. Su ve kanalizasyon sorunu çözülmüş bir Ayvalık istiyoruz. Lağımını denize dökmeyen bir Ayvalık istiyoruz. Kışın sokakları göle dönmeyen bir Ayvalık istiyoruz. Rögarların düzenli aralıklarla temizlenmesini; Sokaklarımızın ve denizimiz lağımdan kurtarılmasını istiyoruz. Kokusuz sahil istiyoruz. Vaatlerle zaman kaybedilmesine tahammülüz yok. Bir an önce Ayvalık Kanalizasyon Sistemi Yenilenmelidir.

 

 

Bizler  “DOĞAMA DOKUNMA” “DENİZİME DOKUNMA” diye haykırdıkça daha çok proje üretip daha büyük bir iştahla saldırıyorlar üzerimize. Şimdi dağlar, dereler bitti sıra denizlere geldi. Altınova sahilinde denizden demir madeni çıkarmak istemesine karşı yaptığımız itirazlar sonucu ORHAN KANDEMİR DENSAN MADENCİLİK firmasına   Valilik’ten onay verilmedi. Ancak kapıdan kovduğumuz şirket, bacadan girmek istiyor. Çevre ve Şehircilik Balıkesir İl Müdürlüğünde böyle bir izin mevcut olmamasına rağmen “Ön Arama İzni”  aldığına dair asılsız bilgi yayarak kamuoyunda algı yaratmaya çalışıyor. Denizimizde geri dönüşü olmayan, yıkımlar yaratacak bu projeyi istemiyoruz. Sahilimizi, denizimizi, madencilerin talanına teslim etmeyeceğiz.

 

 

 

Ayvalık’ta doğanın yaşam alanlarımızın korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle;

Madencilik faaliyetleri sonucunda içme suyu kaynaklarımızın zehirlenmesine;

Madra barajının su toplama havzası madencinin hırslarına feda edilmesine;

Yeni yapılacak Karakoç barajıyla  bölge köylüsünün yaşam alanlarından koparılmasına;

KOZAK’ta güzelim doğayı kemiren, yegane üretimi fıstık çamlarına zarar veren taşocaklarına;

Ekolojik temelli bilimsel proje adı altında Doğal Sit Alanları’mızın yok edilmesine;

Sulak alanlarımızın korunmamasına; Vahşi çöp toplama alanlarına ve çöplük yangınlarına;

Kışın denetlenmeyen yakıtlar ve prina işleyen tesislerin baca salınımlarıyla havamızın kirletilmesine;

Çevresindeki işletmelerin kaçak deşarjlarıyla Nikita Deresi’nin ve güzelim Sarımsaklı sahilinin zeytin karasularıyla kirletilmesine;

Hepimizin özgürce yararlandığı sahillerimizde, halkın bedava ve özgürce yararlanacağı tesisler, duşlar, tuvaletler ve kabinler yapılacağına, özel kişilere kiralanarak yaşatılan şemsiye, şezlong zorlamasına;

H A Y  I  R  diyoruz.

TEMİZ BİR ÇEVREDE YAŞAMAK İÇİN HEPBİRLİKTE OLMALIYIZ

5 Haziran’ı vesile ederek bizler tıpkı geçen sene olduğu gibi Edremit Körfezi’nde dört ( 5) ayrı yerleşim biriminde, aynı saatte, tüm yurttaşlarımıza hep birlikte sesleniyoruz Bu ortak ses, hem temiz deniz ve temiz Körfez isteğimizi dile getiriyor; hem de doğamızı, havamızı, suyumuzu, toprağımız, zeytinliklerimizi koruma kararlılığımızı ifade ediyoruz. Sadece kendimiz için değil; ağzı olmayan, dili dönmeyen tüm canlıların da sesi olmaya çalışıyoruz.

 Sadece 24 Haziran’da sandıkta değil, her alanda eşit, adil, özgür, barışçı ve aydınlık bir geleceğe kavuşuncaya kadar, anlatmaya, çoğalmaya, talep etmeye ve değiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Daha güzel günlere ve daha temiz bir Körfez’e olan inancımızla hepinizi selamlıyoruz.

Ayvalık Tabiat Platformu,

 

 

 

SLOGANLAR

HAVA, SUYUMA, TOPRAĞIMA, DENİZİME  DOKUNMA!

KÖRFEZ ELDEN GİDİYOR DENİZİNE SAHİP ÇIK

AYVALIK DENİZİNE SAHİP ÇIK!

TEMİZ DENİZ, TEMİZ AYVALIK,

BASKİ BİZİ ALDATMA, DERİN DEŞARJ YETMEZ

DERİN DEŞARJ YETMEZ, ARITMAMIZ ÇALIŞSIN

BASKİ GÖREVE, BASKİ GÖREVE

MADENCİ ŞİRKET ALTINOVA’YI TERKET!

 BÜLENT ÖZGEN-HABER MERKEZİ

 

Lütfen beğenin ve paylaşın

Author: BÜLENT ÖZGEN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitedeki yazı ve görseller, kaynak belirtilmek koşuluyla izin almadan kullanılabilir.
top