Son raporlara göre, ülkenin enerji ve sanayi kaynaklı karbon emisyonları, enerji tüketimi artmasına rağmen yaklaşık yüzde 0,3 düşüş gösterdi; bu düşüşün arkasında büyük ölçüde güneş enerjisindeki hızlı büyüme var. Yenilenebilir kaynaklar toplam elektrik üretiminin yüzde 40’ını karşılarken, kömür kullanımının hafifçe gerilemesi emisyonlardaki bu azalmada belirleyici oldu.
Uzmanlar, bu trendin Çin’in şimdiye kadar ekonomik daralmalar dışında hiç görmediği bir emisyon seyri olduğunu belirtiyor. Karbon Brief analizine göre, yenilenebilir enerji yatırımlarının etkisiyle Çin’in karbon emisyonları son 18 aydır sabit ya da düşüş eğiliminde seyrediyor; bu, ülkenin emisyon zirvesine ulaşmış olabileceğine dair güçlü bir işaret olarak değerlendiriliyor. Güneş ve rüzgâr enerjisindeki artış, elektrik sektöründe kömürün payını azaltırken, ulaşımda elektrikli araçlara geçiş de petrol kaynaklı emisyonların düşmesine katkı sağlıyor.
Ancak bütün göstergeler olumlu değil. Diğer analizler, Çin’in karbon yoğunluğunu düşürme hedeflerinde hala zorluk yaşadığını ve kimya gibi bazı endüstriyel sektörlerde emisyonların arttığını ortaya koyuyor. Ayrıca Climate Action Tracker verileri, 2025’te toplam emisyonların yüksek seviyede sabit kaldığını, 2030’a kadar zirve noktası beklentilerine ulaşsa bile küresel hedeflerle uyumun hâlâ yeterli olmadığını gösteriyor. Bu durum, Çin’in hem yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artırması hem de fosil yakıtlardan hızlı bir geçiş stratejisi geliştirmesi gerektiğine işaret ediyor.
SON YAZILAR