İçme suyu havzalarında geçerli olan sıkı koruma kurallarına rağmen bölgede yürütülen projelerin, yasal düzenlemelerle uyumlu olup olmadığı sorusu gündemdeki yerini koruyor. Uzmanlar, su güvenliği ile şehirleşme politikaları arasındaki dengenin kritik bir noktaya geldiğine dikkat çekiyor.
15 Eylül 2022 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kaynağı statüsünün kaldırılması, sürecin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu değişiklikle birlikte, daha önce yürürlükte olan koruma hükümlerinin kapsamı daralırken, bölgedeki yapılaşmanın önünü açan yeni bir hukuki zemin oluştuğu ifade ediliyor. İlgili mevzuatın nasıl yorumlandığı ve uygulandığı ise farklı kesimler arasında görüş ayrılıklarına neden oluyor.
Bölgenin “Kanal İstanbul Yenişehir Rezerv Yapı Alanı” kapsamına alınmasının ardından, 2024 ve 2025 yıllarında peş peşe imar planı değişiklikleri yapıldı. İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin 2024 yılı sonunda söz konusu planları iptal ettiği bilinirken, ilgili bakanlığın planları revize ederek yeniden askıya çıkardığı görülüyor. Hukuki süreç devam ederken, projelerin etaplar halinde ilerlemesi ve planların tekrar gündeme gelmesi, şehir planlama ilkeleri açısından yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Öte yandan, bölgede devam eden inşaat faaliyetlerinin kapsamının genişlediği belirtiliyor. Farklı etaplarla birlikte on binlerce konutun planlandığı ifade edilirken, bu durumun altyapı, su kaynakları ve çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri sıkça dile getiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, büyük ölçekli projelerin uzun vadeli etkilerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor.
Sazlıbosna Köyü’nün “Leylekli Köy” olarak bilinen doğal yapısı da dönüşüm sürecinden etkileniyor. Elektrik direkleri ve çatıların üzerinde yer alan leylek yuvalarıyla tanınan bölgede, yapılaşmanın artmasıyla birlikte bu doğal yaşam alanlarının daraldığı ifade ediliyor. Yerel halk ve çevre savunucuları, bölgenin hem kültürel hem de ekolojik değerlerinin korunması gerektiğini dile getirirken, yetkililerden sürecin şeffaf ve bilimsel veriler ışığında yürütülmesini talep ediyor.
SON YAZILAR