LONGOZ ORMANINA NÜKLEER SANTRAL TEHDİDİ

Türkiye’nin nadir ekosistemlerinden İğneada Longoz Ormanları, planlanan nükleer santral projesiyle yeniden tartışma konusu oldu. Uzmanlar, projenin bölgenin su dengesi ve biyolojik çeşitliliği üzerinde geri dönülmez etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.

LONGOZ ORMANINA NÜKLEER SANTRAL TEHDİDİ

Türkiye’de sadece dört bölgede bulunan longoz ormanlarının en önemlilerinden biri olan İğneada Longozu, nükleer santral planlarıyla gündemdeki yerini koruyor. Yaklaşık 14 bin 600 dekarlık alanı kapsayan longoz ekosisteminin önemli bir bölümünü oluşturan İğneada, zengin su kaynakları ve yağmur rejimiyle dikkat çekiyor. Bölgenin, yer altı ve yer üstü su sistemleriyle kurduğu hassas denge, olası bir sanayi müdahalesine karşı kırılgan yapısıyla öne çıkıyor.

Uzmanlar, longoz ormanlarının yalnızca ağaç topluluğu olmadığını, aynı zamanda su basar orman ekosistemi olarak iklim dengesi açısından kritik rol oynadığını belirtiyor. Özellikle yağış rejimini destekleyen yapısı ve oksijen üretimindeki katkısı nedeniyle bu alanların korunması gerektiği vurgulanıyor. Nükleer santral gibi büyük ölçekli projelerin ise bölgedeki doğal döngüyü bozabileceği ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturabileceği ifade ediliyor.

İğneada Longozu’nun aynı zamanda göç yolları üzerinde bulunması, bölgeyi yalnızca yerel değil küresel ölçekte de önemli kılıyor. Çok sayıda kuş türü ve endemik canlıya ev sahipliği yapan ormanların zarar görmesi halinde, bu durumun zincirleme etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Çevre örgütleri ve bölge halkı, projenin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunarak, doğal varlıkların korunmasının uzun vadeli kamu yararı açısından öncelikli olması gerektiğini dile getiriyor.

ÇEVRE

SİYASET