MİLLİ PARKLARDAKİ TAHRİBATA BİLİMSEL UYARI

Kent Politikaları Derneği’nin kamuoyuyla paylaştığı belgeler üzerinden değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Sezgin Özden, milli park ve kıyı alanlarında yaşanan müdahalelerin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir yıkım riski taşıdığına dikkat çekti. Özden, “Ekolojik maliyet şirketlerin değil, halkın sırtına yükleniyor” dedi.

MİLLİ PARKLARDAKİ TAHRİBATA BİLİMSEL UYARI

Kent Politikaları Derneği’nin 16 Mayıs tarihli açıklamasını değerlendiren Prof. Dr. Sezgin Özden, Türkiye’de kıyı ve orman ekosistemlerinin ciddi bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ormancılık politikası ve ekonomisi alanında çalışan Özden, milli park sınırları içinde yapılan müdahalelerin yalnızca doğayı değil, toplumun ortak geleceğini tehdit ettiğini belirtti.

Milli park alanlarının uluslararası doğa koruma literatüründe “kamusal mal” ve “ortak miras” olarak kabul edildiğini vurgulayan Özden, bu alanlarda oluşan tahribatın ekonomik yöntemlerle telafi edilemeyeceğini ifade etti. Deniz tabanı habitatlarına yönelik mekanik müdahalelerin, besin zincirinin tamamını etkileyen geri döndürülemez sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

Açıklamasında “negatif dışsallık” kavramına da dikkat çeken Özden, şirket faaliyetlerinden doğan çevresel yükün kamuya yıkıldığını söyledi. Ekolojik kaybın maliyetinin şirket bilançolarına değil, bölge halkının geçimine, sağlık harcamalarına ve devletin koruma sorumluluğuna yansıdığını belirten Özden, yargı süreçlerinin uzamasının da tahribatın boyutunu büyüttüğünü dile getirdi.

Korunan alanların yalnızca doğal güzellik değil, aynı zamanda yaşamsal ekosistem hizmetleri sunduğunu ifade eden Özden, temiz su kaynakları, karbon tutma kapasitesi, biyolojik çeşitlilik ve kıyı koruma işlevlerinin ciddi risk altında olduğunu söyledi. Marmaris gibi turizme dayalı bölgelerde doğa kaybının, kısa vadeli inşaat kazançlarından çok daha büyük ekonomik zararlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Sezgin Özden, Kent Politikaları Derneği’nin yürüttüğü belgeleme çalışmalarını bilimsel açıdan önemli bulduğunu belirterek, uzmanları ve yetkili kurumları sürece karşı daha güçlü bir tutum almaya çağırdı. Özden, korunan alanların geleceğinin yalnızca çevrecilerin değil, toplumun tamamının meselesi olduğunu ifade etti.

ÇEVRE

SİYASET