ORMAN VE SU İÇİN KRİTİK UYARI

Türkiye Çevre Platformu, Ormanlar Günü ve Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada ormansızlaşma, su krizi ve yanlış politikaların Türkiye’yi ciddi bir ekolojik riskle karşı karşıya bıraktığını duyurdu.

ORMAN VE SU İÇİN KRİTİK UYARI

Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), 21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü ve 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yayımladığı basın duyurusunda, ormanların yalnızca doğal yaşamın değil, gıda güvenliği, insan sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. Açıklamada, orman ekosistemlerinin toprak ve su döngüsünü düzenleyerek tarımsal üretimin temelini oluşturduğu belirtilirken, sürdürülebilir ormancılık politikalarının zorunluluk haline geldiğine dikkat çekildi.

Türkiye’de artan orman yangınları, kontrolsüz odun üretimi ve doğal alanların rant odaklı kullanıma açılmasının ciddi tehdit oluşturduğu ifade edilen açıklamada, bu durumun yalnızca doğayı değil toplumun geleceğini de etkilediği kaydedildi. Yangınlarla mücadelede etkin bir yönetim sistemi kurulması, erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı.

Dünya Su Günü kapsamında suyun kritik önemine de dikkat çekilen açıklamada, dünya üzerindeki suyun büyük bölümünün kullanılamaz durumda olduğu, erişilebilir tatlı su oranının ise son derece sınırlı olduğu belirtildi. Türkiye’nin kişi başına düşen su miktarıyla “su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer aldığı hatırlatılırken, özellikle Konya Kapalı Havzası’nda su kaynaklarının hızla tükendiği ve sulak alanların yok olduğu ifade edildi.

Açıklamada, madencilik faaliyetleri ve plansız kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekilerek, bu durumun hem ekosistemleri hem de halk sağlığını tehdit ettiği kaydedildi. TÜRÇEP, sürdürülebilir bir su yasasının hayata geçirilmesi, su havzalarının korunması, tarım ve üretim politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, su ve ormanların korunmasının yalnızca çevresel değil, toplumsal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

ÇEVRE

SİYASET