Düzenlemede, orman vasfı dışına çıkarılan alanların yerine en az iki katı büyüklüğünde yeni orman alanı tesis edileceği ifade edildi. Uygulamanın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde yürütüleceği bildirildi.
Orman mühendisleri, bir alanın orman niteliğinin yalnızca ağaç varlığıyla değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Uzmanlara göre toprak yapısı, biyolojik çeşitlilik ve su döngüsü de bu tanımın parçası.
Ekoloji alanında çalışan akademisyenler, orman alanlarındaki daralmaların habitat bütünlüğünü etkileyebileceğini belirtiyor. Parçalı yapıların uzun vadede tür çeşitliliğini azaltabileceği ifade ediliyor.
Çevre örgütleri ise sınır değişikliklerinin ilerleyen süreçte arazi kullanım baskısını artırabileceği görüşünde. Doğal orman ekosistemlerinin yerini yeni ağaçlandırma alanlarının kısa sürede dolduramayacağı savunuluyor.
Uzmanlar, sürecin bilimsel verilerle ve şeffaf raporlamayla yürütülmesi gerektiğini dile getiriyor. Tartışmaların odağında ekolojik denge ve kamu yararı bulunuyor.
SON YAZILAR