Antalya Kemer’de 9-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen 5. Uluslararası Gıda Kimyası Kongresi, akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. “Kimyadan Beslenmeye Gıda Sistemleri” temasıyla düzenlenen etkinlikte, gıda üretimi ve tüketim zincirinde yaşanan dönüşüm, riskler ve yeni teknolojiler kapsamlı şekilde tartışmaya açıldı. Kongrede öne çıkan başlıklardan biri, dünyada eş zamanlı olarak yaşanan gıda israfı ve açlık çelişkisi oldu.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Muhammet Arıcı, küresel ölçekte milyarlarca ton gıdanın israf edilirken milyonlarca insanın gıdaya erişemediğine dikkat çekti. Artan nüfus ve değişen tüketim alışkanlıklarının gıda sistemleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Arıcı, tüketicilerin artık yalnızca fiyat değil; kalite, şeffaflık ve güvenilirlik aradığını vurguladı. Dijitalleşmenin sektörde belirleyici rol oynadığını ifade eden Arıcı, özellikle aşırı işlenmiş gıdalar ve beslenme alışkanlıkları konusundaki tartışmaların sürdüğünü dile getirdi.
Kimyagerler Derneği Başkanı İkram Cengiz ise gıda güvenliğinin yalnızca üretim miktarıyla açıklanamayacağını söyledi. Cengiz’e göre temel sorun, üretimden tüketime kadar uzanan süreçteki yapısal aksaklıklar. İsraf, dağıtım sorunları ve erişim eşitsizliklerinin mevcut potansiyelin etkin kullanılmasını engellediğini belirten Cengiz, iklim değişikliğinin de üretim üzerinde ciddi bir baskı yarattığını kaydetti. Su kıtlığı, toprak kalitesindeki düşüş ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi faktörlerin üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ifade etti.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şerafettin Çakal, tarım ve gıda sistemlerinin geldiği noktada “akıllı” teknolojilerin belirleyici hale geldiğini söyledi. Biyoteknoloji, yapay zekâ ve veri temelli üretim modellerinin yaygınlaştığını belirten Çakal, buna rağmen temel sorunun üretim eksikliği değil, sistemin işleyişi olduğuna dikkat çekti. Açlık, obezite ve israfın aynı anda yaşanmasının bu yapısal sorunu ortaya koyduğunu vurguladı.
Kongrede ayrıca kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğinin artırılmasının önemi vurgulandı. Katılımcılar, bilimsel çalışmaların sahaya yansıması için daha güçlü koordinasyon gerektiğine işaret etti. Gıda güvenliğinin giderek ulusal güvenlik başlığı altında değerlendirildiği bir dönemde, sürdürülebilirlik, şeffaflık ve yerel üretim kapasitesinin artırılması temel tartışma başlıkları arasında yer aldı.
SON YAZILAR