“NÜKLEER SANTRAL KARADENİZ’E BÜYÜK ZARARLAR VERİR”

Karadeniz’e nükleer veya termik santral yapılmasına karşı çıkan yaşam savunucuları, bölgenin hassas ekolojik dengesinin bozulacağını belirterek projeye tepki gösterdi.

“NÜKLEER SANTRAL KARADENİZ’E BÜYÜK ZARARLAR VERİR”

Konuyla ilgili yapılan açıklamalarda, Karadeniz’in derinliklerinde yaklaşık 150 metre ve altından başlayan hidrojen sülfür (H₂S) tabakasının canlı yaşamını engellediği hatırlatıldı. Kuzeydeki nehirlerin ormanlardan getirdiği bol oksijenli ve organik maddeli suların balıkların beslenmesini sağladığı, kış aylarında balıkların daha ılık olan güney kıyılarına göç ettiği belirtildi.

Açıklamada, iklim değişikliği nedeniyle suların zaten ısınmaya başladığına dikkat çekilerek, termik veya nükleer santrallerin soğutma sularının denize verilmesi halinde sıcaklığın 7-10 derece artacağı, “çürük” ve oksijensiz suyun denize karışacağı ifade edildi.

Anadolu dağlarından gelen humuslu suların da balık besin zincirine katkı sağladığı ancak nehirlerdeki baraj ve HES’lerin bu akışı olumsuz etkilediği kaydedildi. Soğutma sularının denize verilmesiyle balıkların serin sulara kaçacağı, besin kaynaklarının azalacağı ve milyonlarca deniz canlısının zarar göreceği uyarısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca, Karadeniz’in tarihsel olarak eskiden tatlı su gölü olduğu, boğazların açılmasıyla Akdeniz’in tuzlu sularının giriş yaptığı ve bu durumun derinlerde anaerobik ayrışma sonucu hidrojen sülfür oluşumuna yol açtığı belirtildi. Balıkların kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı, nehirlerin getirdiği oksijen ve besin maddeleriyle beslendiği vurgulandı. İklim değişikliğinin suların ısınmasını ve oksijen miktarının azalmasını hızlandırdığına işaret edilerek, nükleer veya termik santrallerden çıkacak sıcak soğutma sularının bu olumsuz süreci daha da ağırlaştıracağı kaydedildi.

Projenin su alma sistemleri ve ters akım ile klorlu çözeltiler kullanarak denizi temizleme girişimleri de eleştirildi. Bu müdahalelerin deniz suyunun ısınmasına, kirlenmesine ve balıkların Doğu Karadeniz kıyılarına doğru kaçmasına neden olacağı öne sürüldü.

“Karadeniz’e nükleer veya termik santral istemiyoruz” denilen açıklamada, projenin bölgenin balık yataklarını ve göç yollarını kalıcı olarak tahrip edeceği, balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği ve doğal ekosistemi geri dönüşü olmayan şekilde bozacağı vurgulandı. M. Doğan Kantarcı imzalı bilgilendirme notu, kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya çağırırken, Karadeniz’in hassas dengesinin korunması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

ÇEVRE

SİYASET